Alanya- Manavgat- Side- Dim Çayı Notları

Antalya güzel Antalya.. Her gittiğimde tadı damağımda kalıyor. Her seferinde bir daha gelicem bir daha gelicem diyorum. Her seferinde farklı yerlerine gidiyorum. Bu yazımda Antalya merkezde neler yapılır? Nereleri gezmek lazım? Antalya’da ne yenir? Alanya’da ne yapılır? Dim Çayına nasıl gidilir? Manavgat’a nasıl gidilir?…. sorularının cevaplarını vermeye çalışacağım.

Alanya’dan başlamak istiyorum. Alanya başlı başına bir il değerinde bence. Zaten yıllardır Alanya’nın il olma isteğini duyuyoruz. Havalimanından tutun birçok mağazanın bulunduğu bir ilçe. Turizmden gelen gelirleriyle ayrıca zenginde bir ilçe.

Son uçuşumuzda Gazipaşa Havalimanında indik. Buradan şehir merkezine yaklaşık bir saat süren Havaş yolculuğu ile Alanya merkeze ulaştık. Merkezde önceden ayarlamış olduğumuz otelimize yerleştik. Alanya merkezde oteller çok ucuz. Otel fazlalığından galiba bu fiyatların sebebi. İlk olarak güzel bir kahvaltı ile başlamak istiyorum diyorsanız Alanya Kalesinin eteklerinde muhteşem bir manzara eşliğinde kahvaltı yapacağınız bir restaurant işte Alanya Panorama Restaurant. Önü alabildiğine açık ve alabildiğine akdeniz. Ayrıca biz gittiğimizde mekan çalışanları sadece bize çalıştı. Bir tane müşteri yoktu. Tabi biz küçük bir şokun ardından (İstanbul’dan gidenler olarak böyle bir yer İstanbul’da olacak bu saatte böyle boş ve sessiz, huzurlu kalacak şeklinde şaşırmalara doyamadık.) hemen kendimize geldik ve bu manzaranın, huzurun, sessizliğin, kahvaltının tadını çıkardık. Resmen huzur akıyordu. Kahvaltıya gelecek olursak kişi başı 25 tl’ye birçok çeşidin olduğu ayrıca sıcak tabağının da yer aldığı bir kahvaltı yaptık.

kale kahvaltı - Kopya

Burada kahvaltınızı ettikten ve huzuru çay ile yudumladıktan sonra Alanya Kalesi’ne devam edebilirsiniz. Biz Alanya Kalesine daha önce çıkmış olduğumuz için kaleye tekrar çıkmadık. Yürüyerek aşağı inip Manavgat servislerinin kalktığı cuma pazarına gittik. Buradan servislere binerek  Manavgat’a geçtik. Manavgat’ta bizi karşılayıp arabası ile gezdiren Düriye arkadaşımıza teşekkürü borç biliyoruz. 😉 :* Tabiki ilk durağımız Manavgat Şelalesi oldu. Gittiğimizde şelale coşmuş eskiden demir parmaklıkların altına inip fotoğraf çekilebilen yerler artık su olmuştu. Nisan ayında gitmemiz sebebiyle Manavgat Şelalesinin en coşkulu haline rastlamış olabiliriz. Çok cüz’i bir miktarla Manavgat Şelalesine girebilirsiniz.

manavgat

Buradan yemek için Manavgat merkeze doğru yola çıktık. Çakır Bey Gurme Lezzetler durağımız oldu. Aslında biz gittiğimizde bu mekan yeni açılmıştı. Ve foursquare’da hiç yorumu bulunmamakla beraber puanı da yoktu. Tesadüfen girip lezzetlerine aşık olunası bir yer açıkçası. Gerek mezeleri gerek çalışan ilgisi çok muhteşemdi. Et tadını gerçekten yemeklerinizde alıyorsunuz bu kadar diyeyim. 😉 Hele yemekten sonra ikram gelen o süt helvasının tadına doyum olmaz. Kesinlikle öneriyorum gidin. Yemeğimizi yedikten sonra şöyle merkezde bulunan nehirin kenarında yürüyüş yapabilirsiniz ve nehrin kenarında bulunan cafelerden birinde duraklayıp birşeyler içebilirsiniz.

Manavgat’tan sonraki durağımız Side oldu. Side ile Manavgat birbirine yakın yerler. Side Antik kentini, Tiyatrosunu gezebilirsiniz. Müze kart ile ücretsiz olarak Side Antik tiyatrosuna girebilirsiniz. Bu muhteşem yerleri kaçırmayın. Ayrıca denizi gören yerlerdeki cafelerden birinde dinlenme arası verip denize karşı birşeyler için. Side’den biraz daha ileri gittiğinizde Titreyen göl tabelalarını görüyorsunuz uğrayabilirsiniz.

sidegüzel

 

Manavgat’tan Alanya’ya tekrar dönüşte otogardan bilet aldık diğer türlü sürekli durup yolcu aldığı için biraz uzun ve sevimsiz geçiyor yolculuk. Alanya merkezde akşam yürüyüşüne çıkabilirsiniz. Marinada yürüyüş yapıp, Kalenin muhteşem ışıklandırması ile kaleyi izleyebilirsiniz. Ayrıca Alanya çarşısı boyunca el emeği tezgahlarına göz gezdirebilir, alışveriş yapabilirsiniz. Birinci günümüzü böylece noktalıyoruz.

Ertesi gün Dim Çayı için yola çıkıyoruz. Yine cuma pazarında bulunan servisler aracılığı ile 10 numara ile dim çayına gidiyoruz. Daha önceden öneri aldığımızdan gideceğimiz mekan belli. Dim Çayı Pınarbaşı Restauranta gidiyoruz. Zaten dim çayı boyunca birçok mekan var hepsi birbirine benziyor. Tabelasını görünce inebilirsiniz. Mekanımızı bulup servisten iniyoruz, Dim Çayı üzerine kurulmuş olan kamelyaların en ortasına kuruluyoruz Allahtan şansımıza en güzel yeri boş buluyoruz. Düşünsenize dışarısı felaket sıcak Dim Çayı tersine buz gibi bir su. Dim Çayı üzerine kamelyalarda oturup huzurla kahvaltı yapıyorsunuz Galiba biz bu tatilimizde huzura doyduk. Elinizi uzattığınızda Dim Çayı’nın buz gibi suyunu hissediyorsunuz. Bir taraftan kahvaltı yapıyorsunuz öyle bir yer. Kahvaltı yapılan kamelyaların biraz ilerisinde havuz mevcut. İsterseniz burada havuza girip güneşlenebilirsiniz. Kahvaltısı Panorama’ya göre daha güzel ve çeşitli. Yok yok neredeyse. 🙂 Kahvaltı sonrası tekrar servise binip merkeze geliyoruz.

pınarbaşı

 

Merkezde bisiklet kiralamaya karar veriyoruz. Kısa bir araştırmadan sonra kale yakınlarında bisiklet kiralamak için birçok yer mevcut olduğunu buluyoruz. Tesadüfen bir bisikletçi görüyoruz bisikletçinin ismi Martin Türkay isimli Türkçeyi iyi derecede çekimlemeyi öğrenmiş ancak tabiki yabancı olduğu her halinden belli bir amca buluyoruz. Amca çok sempatik bize çok yardımcı oluyor. Kısa bir sohbetten sonra öğreniyoruz ki Almanya’dan gelmiş yaklaşık 10 yıldır bisikletçilik yapıyormuş. Martin Türkay Bisiklet Kiralama olarak Foursquare’den aratarak bulabilirsiniz. Bisikletleri alıp isterseniz Dim Çayına bisiklet ile de gidebilirsiniz. Veya tam tersi istikamette Kleopatra plajı boyunca bisiklete binebilirsiniz. Fiyatları ise şöyle 24 saatlik 10 tl gibi çok cüz’i bir miktar.

Denize girmek isterseniz Kale’yi önünüze aldığınızda kalenin sağ tarafı Kleopatra plajı oluyor. Alabildiğince deniz istediğiniz yerden girebilirsiniz. Ama benim gözlemim Kalenin sağ tarafı dehşet dalgalı oluyor deniz girerken çok zorlanıyorsunuz, kalenin sol tarafı daha dingin daha rahat bir şekilde girebilirsiniz.

Alanya’dan ne alınır’a gelirsek eğer Alanya çarşısından el emeği ürünler alabilirsiniz. Seramikler çok hoş bakmayı unutmayın. Antalya’nın ünlü reçellerinden alabilirsiniz. Yerel bir markanın çıkarmış olduğu Yenigün Reçel yanlış hatırlamıyorsam reçelin binbir türlüsünü gayet uygun bir fiyata alabilirsiniz. Gelmişken muz almadan gitmek olmaz tabi. Unutmayın. 🙂

Antalya merkezde yapılacaklar olarak kısa bir özet geçeyim; ( İstek üzerine daha ayrıntılı bir yazıda yazacağım.)

  • Konyaaltı Plajına gidebilir denize girebilirsiniz.
  • Kaleiçi kesinlikle görülmesi gereken yerlerden. Kesinlikle görün. Cafelerinde oturun.
  • Kurşunlu ve Düden Şelalerine gidin.
  • Köprülü Kanyonda kesinlikle Rafting yapın ve atlayın buz gibi suya. Birbirinizi düşürün deliler gibi eğlenin. Rafting için de Dallas raftingi önerebilirim.
  • Olimpos tarafına gidebilirsiniz Bungalowlarda konaklayıp yeşillikler içerisinde denize ulaşabilirsiniz.
  • Belek tarafında denize girebilirsiniz.
  • Kaş, Kaputaj tarafına gidebilirsiniz.

Soracağınız sorular olursa habuyuker@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz. :))

 

 

 

Yorumlar