Venedik Gezi Notları

Geldik romantik mi romantik, aşk dolu yerimiz Venedik’e. Venedik bana hep ilginç olduğu kadar merak uyandıran ve romantik  bir şehir olarak gelmiştir. Sokaklarından deniz geçen, tarih kokan bir şehir. İnsan baktıkça, anlamaya çalıştıkça bocalıyor.

Venedik’te bir kara parçası birde buraya kanal ile bağlanmış ada parçasını göreceksiniz. Havalimanından veya tren istasyonundan çıktıktan sonra ilk işiniz ada parçasına en hızlı nasıl giderim bunu öğrenmek. Biz hızlı tren ile geldiğimiz için tren istasyonundan adaya geçtik. Buradan trenler gidiyor. Kara parçasının olduğu yerde gezebileceğiniz çok bir yer yok. Aslında siz ada parçası için buraya geliyorsunuz.

IMG_6687

İndikten sonra isterseniz Vaporettolar ile istediğiniz yere gidebilirsiniz. Biz yürüyerek Venedik sokaklarında gezmek istediğimizden binmedik her yere yürüdük. Biraz yorucu oldu ama o sokakların yürürkenki bize verdiği lezzet hiçbir şeyde yoktu.

IMG_2354

Adaya inince ilk işiniz Rialto Köprüsüne gitmek olacak. 🙂 Rialto Köprüsünün üzerinde dükkanlarda mevcut isterseniz buradan hediyelik alabilirsiniz. Yemek yiyebileceğiniz yerler de var ancak servis ücreti alıyorlarmış haberiniz olsun. Hem gereksiz pahalı olduğuna dair bilgiler aldığımızdan hem de halen aç olmadığımızdan burayı pas geçiyoruz.

IMG_1023

Buradan yürüyerek San Marco Meydanına gidebilirsiniz.

IMG_0307

Burada San Marco Kilisesini gezebilirsiniz. Kilisede hep bir sıra oluyor içeri girerken şort ve askılı ile giremiyorsunuz aklınızda bulunsun o kadar sıra bekledikten sonra bu acı gerçekle karşılaşmayın, önleminizi alın öyle girin sıraya. 🙂 Ayrıca girişte sırt çantası almıyorlar, çantaları meydanın sağında bir emanetçi var oraya bırakmanızı istiyorlar, normal kadın çantaları alınıyor bilginize.

IMG_0307

IMG_1247

Kilisenin karşısında bulunan Aziz Mark’ın Çan Kulesi’ne çıkabilirsiniz. Burada da yine sıra oluyor ancak çabuk bitiyor. Bilet alıp en üst kata asansör ile çıkmanız gerekiyor. En üst katından muhteşem bir Venedik manzarası var gelmişken bunu kaçırmayın. Bol bol video çekip, güzel Venedik manzaralı kareler yakalayabilirsiniz. 1902 yılında bu kule çökmüş ancak 1912 yılında tadilat geçirip büyük bir törenle tekrar açılmıştır.

IMG_0301

Meydanda bulunan yine başka bir yer Dükler Sarayı. Bu yapının dünyanın merkezindeki yapı olduğunu dile getiren söylemler de mevcut. Bu yapının asıl amacı Venedik’in ne kadar zengin ve görkemli olduğunu göstermekmiş.

Ahlar Köprü’sü buradan sonra bir diğer durağınız olabilir. Beyaz kireç taşından yapılmış bu köprü. Bu köprü tarihte Venedikteki esirleri sorgu odasına götürmek amacıyla kullanılıyormuş. Böylece mahkumların hücre odalarına girmeden önce son gördükleri manzara burası imiş. Gitmeden son bir kez Ah ettikleri için bu ismi almış.

IMG_0324

Bunların dışında gondol keyfi yapmadan olmaz tabiki. İsterseniz rıhtımdan binebilir isterseniz ara sokaklarındaki yolcu bindirme yerlerinden binmeyi tercih edebilirsiniz. Yarım saatlik fiyatı 80 Euro. En fazla 6 kişi binebiliyormuş gondola. İsterseniz iki kişi binebilir isterseniz binmek isteyen diğer insanlarla grup olup binebilirsiniz. Ara sokaklarda dolaşırken bizim gondolcumuz birkaç yerden de bahsetti ve gösterdi. Bunlar içerisinde Marco Polo’nun evi var ve burası şimdilerde tiyatro olarak kullanılıyormuş.

Hediyelik eşyacılar her yerde mevcut. Maske, yelpaze, magnet, tişört, kar küresi, bruno adasının meşhur camlarından yapılmış kolye, yüzükler… vs alabileceğiniz hediyelikler.

Birde meşhur bir makarnacı söyleyeceğim. “Dal Moros Fresh Pasta To Go” mekanın adı. Makarnalarını kendileri yapıyor. Al git modunda olan bir yer. Okuduğumuz yorumlar sayesinde çok meraklanıp gittik ve çalışanların Türkçe bilmeleri bizi şaşırtmasının yanında çok eğlenceli vakit geçirdik. Düşünsenize Venedik’tesiniz makarnacı size “Ne vereyim abime?” diyor. Bizim şok oluşumuzu düşünün ve eğlenin. 😀 Kim öğrettiyse artık Türk müşterisi de haliyle çok oluyor. Makarnasına gelirsek, hamurunun biraz kalın olmasını çok sevmemekle birlikte sosunun güzel olduğunu söyleyebilirim.

Venedik’te nerede kalınır sorusuna muhteşem bir önerim var. Bizim kaldığımız otel Camping Village Jolly adında bir yerdi. Burası ada kısmında değil. Zaten ada kısmındaki oteller çok pahalı. Burada otel tarzı büyük binalar yerine bungalow tarzı evler, çadırlar, prefabrik tarzı evler var. 1+1, 2+1 olan evler bulunmakta. Çok eğlenceli bir yer. Havuzu ve marketi de içinde bulunmakta. Kesinlikle Venedik’e gidecek olanlara öneririm. Ada kısmına ise 20 dakika uzaklıkta bulunuyor.

IMG_0453

 

Yorumlar